R

TÜRK EĞİTİM TARİHİ HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

TÜRK EĞİTİM TARİHİ

 

            Öğretim: Teşkilatlı ve düzenli olarak genellikle bir öğretim kurumunda bir öğretmenler tarafından öğrencilere araç-gereç kullanılarak bilgi aktarılması ve öğretilmesi çalışmalarının tümüdür.

            Eğitim: Kişinin zihni bedeni, duygusal toplumsal yeteneklerinin davranışlarının istenilen doğrultuda geliştirilmesi ya da ona bir takım amaçlara dönük yeni yetenekler, davranışlar bilgiler kazandırılması yolundaki çalışmaların tümüdür. Eğitim, hayat boyu sürer; planlı ya da tesadüfî olabilir.

           

            Türklerin Müslüman Olmadan Önce:

Türklerin 10. yüzyılda Müslüman olmalarından önce tarih sahnesine çıkmış en önemli devletleri; Hunlar Göktürkler ve Uygurlardır.

 

            Eğitim Temel Özelliklerini Şu Şekilde Sıralayabiliriz:

ü      Yaşama biçimlerinin etkisiyle, töreyle alp insan tipi bilge insan tipi, köklü bir bilim sevgisi, cesur, çocuk sevgisi vb. bunları sayabiliriz.

ü      Hunların eğitim anlayışını yaşayış biçimi şekillendirir. Atlı göçebeden meydana gelir. Bunun yanında savaşçılık, yöneticilik, ilişkin değerler eğitime damgasını vurmuştur. Bağımsız yaşama vardır bu töreye bağlıdır.Töre de Hunlarda önemi büyüktür.

ü      Göktürklerin yaşam biçimi Hunlara benzemektedir. Hunlardan farkı 38 harfi gelişmiş bir alfabe ile işlenmiş bir dile sahip olmaları yazılı eserler bırakmalarını sayabiliriz.

      Göktürklerin bırakmış olduğu Orhun Anıtları 3 şahsiyet adına dikilmiştir. Bunlar; Kültiğin, Bilge Kağan ve Tonyukuk’tur. Türkçenin tarihi bilinen eski yazılı belgeleri, Orhun Anıtları kabul edilmektedir. Anıtlarda; Türk milletinin, geçmişteki felaket ve yıkımlardan ders olması, bağımsız yaşamanın değerini bilmesi bazı olumsuz davranış ve alışkanlıklarını bırakması gerektiği üzerinde duruluyor. Göktürkler yazıyı toplumun her alanında kullanmışlardır.

ü      Uygurlar yerleşik hayat benimsenmiştir ve bu eğitime farklı yansımalara neden olmuştur. Özellikle Maniheizm benimsemişler ve savaşçı özelliklerini kaybetmişlerdir.14 harfi soğd alfabesini kullanmışlardır. Basım tekniğini bulmuşlardır. Bu sayede kitapları daha kolay çoğalttıkları için okuryazar oranı arttı. Uygurların bilgi ve kültür düzeylerinin artması sonunda kâtiplik bürokratlık danışmanlık tercümanlık yapmışlardır.           

      Türklerin Müslüman Olmadan Sonra:

Türklerin kitle halinde 10. Yüzyılda ilk yarısında Karahanlılar devletinde kendi istekleri ile Müslüman olmuşlardır. Türklerin tek Tanrı düşüncesi, savaşçı yoksulları doyurma, kurban törenleri, bilim sevgisi gibi gelenekleri; İslamiyet’in Tanrı anlayışı, cihat  zekat, sadakat, kurban, bilim anlayışı ve uygulamalarıyla benzerlikler gösterdiği için bu dini benimsemeleri zor olmadı.

      İlk Müslüman Türk Devleti’nin İtil Bulgar Devleti olduğu da ileri sürülmüştür.

      Türklerin İslamiyet’i benimsemeleri eğitime yeni özellikler kazandırmıştır.

      İlk kez medrese denen planlı düzenli güçlü bir örgün eğitim – öğretim kurumu olan bir okul ortaya çıkmıştır.

      Araplı, İranlı vb. düşünür ve eğitimciler; eğitim-öğretim konularından eserler yazmışlardır.

      Eski değerler ve töre değişme yoluna girmiştir.

      Gazi ve veli insan tipleri ortaya çıkmıştır.

      Arapça ve Farsça aydınların dili üzerinde giderek artan bir etkide bulunmuş ve bilim dili Arapça olmuş.

 

İÇ ASYA MÜSLÜMAN TÜRKLERİ,

KARAHANLI

                  İç Asya Müslüman Türkleri ve Karahanlılar eğitim temel özellikleri şunlardır:

1.      Müslüman olmaları ve yerleşik olmaları eğitime olumlu yansıma yapmıştır.

2.      Devlet adamları eğitimi desteklemiştir.

3.      Medreseler kurulması eğitim için büyük atılım olmuş ve ülkenin her bir yanı yayılması da ayrıca önemlidir.

4.      Farabi, İbn-i Sina gibi düşünürler bu zamanda yetişmiştir

5.      Eğitim bilimine ilişkin ilk açıklama başta Farabi olmak üzere bu dönemde görebilmekteyiz.

 

      Farabi’nin Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

ü      Aristo’dan sonra İKİNCİ ÖĞRETMEN denir.

ü      Farabi paraya şöhrete önem vermemiş ahlaki bir hayat sürmüştür.

ü      Yüzden fazla eser vardır

           Mantık, Felsefe, Fizik, Kimya gibi…

Farabi’nin eğitim görüşleri

ü      Eğitimin amacı, mutluğu bulmak ve bireyi topluma yaralı hale getirmektir,

ü      Farabi eğitimciyi üçe ayırmıştır bunlar;

            Aile reisi, aile fertlerinin; öğretmen, çocuk ve gençlerin devlet başkanlarını, milletinin eğitimcisidir.

ü      Öğretim ve eğitimi ayırır: “Öğretim, milletler ve şehirlerde nazari (kurumsal) erdemler var etme demektir.

                                            “Eğitim ise, milletlerde ahlaki erdemleri ve iş sanatlarını var etme yöntemidir.

ü      Öğretimde kolaydan zora gidilmesini istemiş.

ü      Bir şey öğretilmeden ötekini geçilmeyeceğini söylemiş.Sorunlar tek tek incelenmeli demiştir.

ü      Öğretmen öğrencilerle Sokrat gibi tartışmalıdır.

ü      Öğretmen Mantık ve Felsefe’ye yer verilmelidir.

ü      Öğrencinin öğrenme isteğini sürdürme çalışılmalıdır.

ü      Çocuklar karar verme ve sorumluluk alabilecek düzeyde yetiştirilmelidir.

ü      Disiplin ne sert ne yumuşak olmalıdır.

            Farabi, araştırma yöntemlerine ilişkin görüşlerine gelirsek eğer; bilimsel meseleleri çeşitli yöntemlerle çözümlenmesi gerektiğini söylemekle, bilimsel yöntem alanında değerli görüş ortaya koyar. Ayrıca şüphe de arayış yöntemi olmalıdır.

            Farabi hükümdarın siyasi eğitimine ilişkin görüşüyse; hükümdarları Milletin eğitimcisi olarak görmekte bazen ikna bazen zorlam yöntemine başvurulmalı demektedir.

           

 

 

 

 

 

 

İbni sina Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

            İbni Sina eğitim tarihindeki yeri tartışılmaz fakat Türkiye’de pek az tanındığından dolayı eğitim görüşlerine pek önem verilmemiştir.

            İbni Sina Farabi’den sonra ÜÇÜNÇÜ ÖĞRETMEN denmiştir.

            İbni Sina eğitim görüşlerine gelirsek bildiğiniz gibi İbni Sina tıp alanında çalışmaları çoktur yani İbni Sina Kanun ve Şifa adındaki eserleriyle tıp bilimini o dönemde doruk noktalarına çıkarmıştır.

            Ahlak ve fazilet eğitimine ilişkin görüşleri ise; İbni Sina’ya göre ahlak ve fazilet önemlidir. Ahlak’a ve fazilete önem vermeyen hayatın ne önemi vardır demiştir.

            İbni Sina ahlaki davranışlara ve fazilete ulaşmak için şunlara dikkat etmiştir; nefsin isteklerine uymamak, gazap, hırs… eseri ortaya çıkacak davranışları yok etmek, yalan söylememek, insanlara önem vermek.

            İbni Sina bilime ve Beden eğitimi önem vermiştir. Ayrıca çocuk sağlığı ve çocuk eğitiminde durmuştur.

            İbni Sina eğitim ve öğretimin altı türünden söz etmekte bunlar;

Zihni Öğretim, Sinai Öğretim, Telkini Öğretim, Tedibi Öğretim, Taklidi Öğretim, Tehbini Öğretim.

            İbni Sina’nın Eflatun, Aristo ve yeni eğitim düşünürleri ile karşılaştırılması ve genel değerlendirilmesi

            Eflatun ve Aristo karşılaştırılması

1.      Eflatun ve Aristo; çocuğu toplumun üyesi olarak görmüşler, eğitimi devletin görevi olarak görmüşler.

2.      Eflatun ve Aristo; ilk eğitimi çocuk için zorunlu görmüşlerdir. Sanat ve bilimle uğraşmayı sadece hür insanlara ön görürler.

3.      Eflatun ve Aristo; meslek ve din eğitimini programa almazlar. İbni Sina din ve meslek eğitimine önem vermektedir.

 

BALASAGUNLU YUSUF’ un Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

      Karahanlılar döneminde yaşamış ve yazdığı Kutadgu Bilig adlı kitapla Türk tarihindeki yeri ayrıdır. Farabi ve İbni Sina etkisinde kalmıştır.

      Kutadgu Bilig: Mutluluk veren bilgi anlamına gelmekte olup Türkçe Uygur yazısı ile manzum olarak (6645 beyit) yazılmıştır. Kutadgu Bilig göre devlet yönetiminde vezir, kâtip, hazinedar, hükümdara öğütler verilmiştir. Ayrıca ahlaki davranışlar, çocuk eğitimi hakkında da birçok bilgiye yer verilmektedir.

 

KAŞGARLI MAHMUT’ un Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

      Büyük eser olan Divan-ü Lügat-it Türk adlı eseriyle Türkçenin ilk lügatını düzenleyen ve onu öğreten olarak eğitim tarihimizde önemli bir yer tutarlar. Arapça’nın bilimde kullanıldığı vakit Türkçe’nin ne kadar zengin bir dil olduğundan bahsetmiştir.

       Divan yalnızca zengin bir sözlük değildir. Türk toplumlarının lehçeleri yaşayışları, inanışları, töreleri, atasözlerini de kapsar. Türklerin ilk dünya haritası da buradadır. Bu eser, yazıldığı dönemde çok ileri ve kökleri eskilere giden büyük bir Türk varlığını gösterir.

      Divan’da; Ailede çocuğun bakımı, yetiştirilmesi, Türk bilgi geleneği üzerinde durması, Türkçeyi öğretim yöntemi.

 

 

 

Ahmet Yesevi ve Edip Ahmet bin Mahmut Yükneki’nin Türk eğitim tarihindeki yeri nedir ?

 

Ahmet Yesevi ilk Türk tarikatını kurmuş ve Divan-ı Hikmet adında eseri vardır.

Edip Ahmet Atabetü-l Hakayık adındaki nasihatnamesi ile İslami esasları öğretmeye çalışmıştır.

 

SELÇUKLULAR VE ANADOLU BEYLİKLERİ

 

            Dandanakan Gaznelilere karşı kazanılınca Büyük Selçuklu Devleti kurulmuştur. Daha sonra Abbasi halifesi şii baskısından kurtarınca dünya sultanı ilan etmiştir. Anadolu’nun kısa sürede Türkleşmesine yardımcı olmuştur.

            Selçuklularda eğitimin temel özellikleri kısaca;

  1. Devlet adamları eğitime ve bilime önem vermişlerdir.
  2. Medreseler gelişmiş ve ülkenin her tarafına yayılmıştır.
  3. Ahilik gibi bir yaygın eğitim kurumu, atabeglik gibi şehzadelerin yetişmesi için bir uygulama ortaya çıkmıştır.
  4. Selçuklularda alp, gazi, veli insan tipi vardır.

      Selçuklularda örgün eğitim kurumlarında medreseler ön plana çıkmakta ve ilk medrese 1040’ta Nişabur’da Tuğrul Bey tarafından kurulmuştur. Medreselerin yayılmasının başlıca sebeplerine değinirsek eğer;

ü      Sünni – Hanefi olan Selçuklular Şii ve Fatimilerin aşırı mezhep propagandasına karşı koymak.

ü      Memur yetiştirme amacı

ü      Din adamları yetiştirme ve devlet adamlarının bilime önem vermeleri.

      Öğretim dili ve yöntemi olarak bilim ve kitap yazım dili esas olarak Arapça idi. Müderrisler hükümdar ve vezirler tarafından atanırlar. Öğrenciler burs idi ve medreselerde barınırlardı. Mali kaynaklar esas vakıflardan karşılanır. Etkileri fikir ve kurumsal olarak ikiye ayrılmaktadır. Ortadan kalkışları Büyük Selçuklu Devletinin zayıflayıp 12. yüzyılın ortalarında parçalanması,1258’de Moğolların Bağdat’ı işgal edip ve tahrip etmeleri vs. gibi nedenleri Nizamiye medreselerinin eski önemi kayboldu.

      Atabeglik kurumu da önemi büyüktür; çünkü şehzadelerin savaş ve siyaset işlerini öğrenmek onlara danışmanlık rehberlik yapmak için bazı tecrübeli kişilerin çok eskiden beri görevlendirildiği biliniyor.

      Selçuklularda atabeglik çok yüksek bir resmi görev ve unvandır. Şehzadelerin en iyi şekilde yetişmesine üstlenmiştir.

 

Anadolu Selçuklularda ve Beyliklerindeki başlıca medreseler hangileridir?

      Danişmendli medreseleri, Konya Selçuklu medreseleri

 

Ahilik Türk eğitim tarihinde yeri önemi nedir?

      Ahilik Selçuklular döneminde ortaya çıkmıştır. Osmanlı devletinde etkili olmuş çok yaygın eğitim kurumudur.

 

Nizamülmülk’ün Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

      Selçuklularda hizmetine giren ve ölümüne kadar Alpaslan ile Melikşah yakın bir süre vezirlik yapan İranlı Nizamülmülk’e bu ad başarılı adil tutması, ‘bilim sever bir devlet adamı olması, Bağdat Nizamiye medreselerini kurdurması, Melikşah’ın atabegliğini yapması ve Siyasetname adındaki eseri nedeniyledir.

      Nizamülmülk’e göre, devlet yönetiminin temel ilkesi adalettir.

 

Mevlana Celalettin’in Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

      Temel eseri Farsça Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihi Mafih’dir.

Mevlana sevgi, kardeşlik, hoşgörü, insan olma konularını işlemiş bunları tüm insanlara öğretmeyi amaçlamıştır. Mevlana eğitimin gücüne ve çevresine inanır. Mevlana insanlara alçak gönül olmalarına ve iyilik yapmalarını önermiştir.

 

Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Âşık Paşa’nın Türk eğitim tarihindeki yeri nedir?

      Yunus Emre Mevlana ile görüşmüş yaydığı tasavvuf görüşleri ile yüzyıllarca Anadolu insanını ve tasavvuf erbabını etkilemiş eğitmiştir.

      Yunus, tüm insanlara seslenir, ırk, din, dil ayrımı yapılmamasını ister.

      Hacı Bektaş-ı hoşgörü esas görmüştür ve Bektaşilik tarikatı kurmuştur.

      Âşık Paşa temel eseri mesnevi etkisinde kalan Garipname’dir

 

Nasreddin Hocanın Türk eğitim tarihindeki yeri nedir? 

Moğol istilasının verdiği sıkıntı ve yoksulluk Orta Anadolu’da yaşamıştır. Halk dayanma gücü artırmış güldürmüştür. Nasreddin Hocanın verdiği temel dersler; İyimser Olma, Sağduyu ile düşünme, Eleştirerek içini boşaltma.

OSMANLILAR

 

            Osmanlıların genel olarak eğitimin özellikleri

1.      Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemiş.

2.      Azınlıkları çocuklarını yetiştirmekte Enderun adında örgün eğitim kurumları kurulmuştur.

3.      İlköğretim 19.yy kadar basit düzeyde kalmış.

4.      Osmanlılar son dönemine kadar ilkokul üstünde sadece erkekler okumuş

5.      Eğitim-öğretimin temel amacı dininidir ve nakilci ezbercidir.

6.      Tanzimata kadar ücretsiz ancak vakıf gelir olmayan okullarda az bir ücret talep edilmekteydi.

7.      Azınlık ve yabancılara eğitim hakkı tanınmıştır.

8.      Yaygın eğitim din adamları, ahlakçılar, edipler tarafından yapılmıştır.

9.      Eğitimde yenileşmelere 1776’ta askeri okullar açılmıştır.

10.  Medrese 1776’tan sonra askeri okullarda kısmen, sivil okullarda geniş ölçüde etkisini sürdürmüştür.

Kuruluştan eğitimde ilk yenileşme Hareketlerine Kadar

1229-1776

      Bu dönemde matbaa sonlarına doğru alınmıştır. Bu dönemde bilim geniş bir alana yayılmış. Fatih döneminde kısmen felsefi ve bilimsel düşünüş Osmanlılara girmiştir. Önceleri aktif ve gazi insan tipi gözde iken, askeri ve sosyal duraklama ve gerilemenin başlaması ile 18. yy itibaren orta ve pasif insan tipi ortaya çıkmıştır. Bu dönemde eğitim kurumu olan kahvehaneleri görebilmekteyiz.

      Osmanlıların ilk dönemlerinde Osmanlı Sultanları bilimsever ve bilim adamlarına saygılı ve onları koruyan hükümdardı.

      Osmanlılarda ilk medrese Orhan Gazi dönemindedir. En önemli medreseler II.Murat döneminde görebilmekteyiz DARÜLHADİS ve ÜÇŞEREFLİ MEDRESESİ’DİR.

      Beylikler döneminde medreseler önem verilmekte özellikle Candaroğulları bu konuda büyük bir ün salmıştır. Ayrıca Karakoyunlular, Akkoyunlular  bilimseverlilikleri olan devletlerdir.

 

Osmanlı Sultanlarının kurdurduğu medreseler;

      Fatih 8 kiliseyi medreseye çevirmiş. Birçok medreseler yaptırmış külliyeleri vardır. Ayasofya’nın ilk müderrisi MOLLA HÜSREV’dir.

      Kanun sultan Süleyman’ın özellikle Mimar Sinan’a yaptırdığı Süleymaniye Camii ve külliyesi vardır.

      Medreselerin düzeyleri öğretim düzeni

Ders anlatım tartışma yöntemi uygulanmakta birlikte ezbercilik ön plana çıkmaktaydı. Medreselere sıbyan mekteplerini bitirenler, ya da en az o kadar özel öğrenim gören erkek öğrenciler girmekte idi. Öğrenci sayısı binanın büyüklüğüne bağlı iken 20-30’u geçmemekteydi.

      Başlıca bilimleri; dini hukuki bilimler, müspet bilimler, alet bilimler

Meslek ve ihtisas medreseleri nelerdir?

      Darülhadisler; hadis okutulması,

      Darüttıplar; tıp bilimi öğretildiği yer,

      Darülmesneviler; mesnevi okutulduğu yer

      Darülkurralar; hafızlar yetiştirilir.

 

Medreseler toplumdaki etkinliği nasıl ortaya çıkar?

      Ulema sınıfı yetiştirerek, Sıbyan hocası yetiştirerek, İmam vaiz yetiştirerek, Devlet memurları yetiştirerek, Cer yolu ile, Huzur dersleri ile , Padişah bir tür siyasal denetimi ile, Bazı yöntemlerin etkisi ile.

Medreselerin bozulma nedenleri;

      Medreseler 16 yy. bozulmaya başladı kısaca nedenlerine değinirsek eğer;

-         Siyasetin bilim anlayışını baskı altına alması

-         Her şeyin ve bilim temelinde iman esasları aranması

-         Medrese sisteminin kendi iç dinamiklerinin bilimsel gelişmeyi zorlaştırıcı bir nitelik taşıması

-         Batıyla karşılaştırma yapılmaması

-         Medreseler hayır kurumu haline gelerek eğitimden uzaklaşması

-         Devletin bozulmaya başlaması

-         Rüşvet hatır işi girmesi

Ayrıca müderrisler, öğretim ve yönetim alanında, disiplin alanında bozulmalar neden olmuştur. Koçi bey padişaha sunduğu raporda önemlidir burada da rüşvet hatır müderrislerin atamaların ön plana geçtiği söylenmiştir.

Medreseler sisteminin 20.yy eğitim düşüncesi ile karşılaştırılabilecek yönleri:

           Bina düzeni olarak camilerin etrafında medreseler yer alırlardı buda kent mimarisinin güzel ve önemli parçası idi. Burs ve sosyal yardımlar öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamaktaydı. Programlar ders geçme sistemi ele alınırdı yani çağdaş görüşlerle uyuştuğunu gösterir.Kendi işini kendisi yapardı herkes ve halktan kopmama vardı.

SAYFAMIZI BEĞENMEYİ UNUTMAYIN...
Yorum Yaz
-->
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !