Eskiye özlem duymak neden bu kadar ihtiyaç duyulur ki... Yaşasak şimdiyi, anlasak bugün değerini, kalmazsak geçen günde.
Günü en güzel geçirdiğim zamanı hatırlamak yerine o günü güzel geçirmeye çabalasak. Pozitif bakabilsek her daim hayata ve bugünü bugünde yaşasak dünü dünde, yarını ise yarına bıraksak olmaz hiç. Bence gayet tabi ki olur, o sadece bizim düşüncemizde, bizim bakış açımıza bakar.Biz hayata nasıl bakıyorsak, hayatta bizi o şekilde ağırlıyor. Her şeyin bizde bittiği gerçeğini herkes bilmesine rağmen, neden bu bizi bulamıyoruz bir türlü. Neden karamsarlığa yelken açıyoruz. Ufak bir olayı bile gözümüzde neden büyütüyoruz ki. Acaba farkında mıyız büyüttüğümüz olayın o günümüzü heba ettiğini,yok edip bitirdiğini.Elbette farkındayız ama elden ne gelir diyeceğinize eminim, fakat böyle söylemekle olaydan sıyrılmış olmuyor musunuz. Olaylara “ama ne yapayımla” yaklaşmak her zaman bize kaybettirir. Yaklaşım tarzları insanları şekillendirir. Doğru olanı unutturur, yanlışa yöneltir ve böylece hayata küseriz. Hep ama hep geçmişte kalırız ya da yarını bekleriz.Bunun için bugünün değerini her zaman bilmek gerekir. Eskiye özlem duymak yerine gün iyi geçirmek gerekir.
Her sabah kalkınca doğan günün bizim günümüz olduğunu hiç mi hiç unutmamalıyız.
Ahmet SARIÇ
EN GÜZEL ATASÖZLERİMİZ
www.dersimiz.com sitesinden alıntı yapılmıştır....
« Önceki ::







